Yaklaşık 2 haftadır ihracat ağırlıklı üretici firmalarda bütçe görüşmeleri yapıyoruz.
Temel problemlerimizin başında; ihracatta fiyat tutturamadağımız-yapamadığımız için pazarı kaybetmek geliyor. Neden pazar kaybediyoruz; çok basit Avrupa’lı müşterilerimiz Türkiye’deki maliyet artışlarını karşılamak istemiyor çünkü Çin’de veya rakip ülkelerde bu türde bir maliyet artışı yok. Hatta Avrupa Birliği ortalama fiyat artışları seviyesinde dahi işçilik ücretlerinin artırmaya yanaşmıyorlar.
Problemler sadece fiyat anlaşmazlığı değil ama en büyük problemimiz bu ve bunun altında yatan temel faktörde “kurdaki artışın enflasyonun altında kalması”. Bu ne demek? 2024 yılı ilk 4 ayı enflasyonu yaklaşık %17,5 iken yılbaşına göre kurdaki artış ise %8,5 civarında.
Diğer bir ifadeyle kurdaki artış enflasyonun %7 gerisinde kalmış durumda.
Yurt içi ağırlıklı çalışan üretici kesimin yurt içi fiyatları düzenlemede “maşallah” bir problemi yok. Fakat ihracat ağırlıklı firmalar için kurdaki artışın enflasyonun gerisinde kalması her bir dolar gelirde %7 kayıp anlamına geliyor. Diğer bir ifadeyle her bir dolar gelirde %7 iskonto demek.
Önümüzde uzun bir yol var ve ihracat gelirleri çok önemli.
Önerim kuru yükseltmek olmayacak. Kurun yükselmesi enflasyonu tetikler vs vs hepsi doğru.
Benim önerim daha rasyonel: Merkez Bankası ihracatçının kendisine devrettiği-sattığı ihracat gelirleri için; kurdaki artış ile enflasyon arasındaki farkı ihracatçıya ödesin.
Aksi halde ihracat yapacak pazar kalmayacak
Aksi halde ihracat yapacak firma kalmayacak
Aksi halde çok ihtiyaç duyduğumuz ihracat gelirleri azalacak
Aksi halde dış ticaret açığı artacak
ve
biz bu terse dönen ihracat eğrisindeki kayıpları çok uzun dönemde telafi edebileceğiz …
Kaybedilen ihrcaat pazarının telafisi nasıl olur?
Fuarlara katılım, yeni müşteri bulma, yeni ürünler, pazara giriş maliyetlerine yeniden katılma, marka itibarını tekrar oluşturma vs vs inanın pazarın kazanılma maliyeti kur farkından çok ama çok yüksek ve kaybedilen zararın telafisi yok.
Son not bu kur farkına katlanmadığımız takdirde GSYİH’yı zor toparlarsınız …
Altın ithalatında kota uygulamasına 07.08.2023 tarihinden itibaren geçilmiştir. Bu kısa değerlendirmede altın global fiyatları ile altın türkiye fiyatlarını karşılaştırmalı inceliyorum.
Ocak 2022 ile kota uygulamasının başladığı dönem olan 08.2023 tarihi arasındaki;
– global-tr fiyat farkı ortalaması kg bazında +383 dolar(tr pahalı)(0,006 yazı ile binde altı).
– 18 aylık dönemde fiyat farkında tr en yüksek fiyat farkı +3.293 dolardır (tr pahalı).
– 18 aylık dönemde fiyat farkında – 530 görülüyor(tr ucuz).
Altın ithalatında kota uygulaması başladıktan sonraki 10 aylık dönemde ise;
– global-tr fiyat farkı ortalaması kg bazında +1.907 dolar(tr pahalı)(%3,1 yazı ile yüzde üç).
– Neredeyse bu dönem TR fiyatı hiç eksi olmamış(tr ucuz olmamış).
– 28 Mart tarihinde fark +3.617 dolar(tr pahalı).
Sözün özü altın ithalatı kısıtlama döneminde fiyat farkları %3 seviyelerinin üstünde uzun süre kalmış.
Altın ithalatı kısıtlaması söz edildiği gibi fırsatçıların alanını kapatmamış tam tersi alan açmış. Tabi analize bu noktada ilgili dönemlerdeki altın ithalat, altın ihracat, bankalara gelen yastıkaltı altın, hurda altın geri dönüşü gibi metrikleri ilave etmek lazım. Ama bunun için ne vakit var ne motivasyon artık ilgili diğer bireylerimiz yapsın …
Meraklısına not: Kota uygulaması sonrası dönemde altında farklar zaman zaman 5.000 – 6.000 doları da gördü. Buradaki hesaplama random yapıldı.

Altında kota kısıtlaması nelere neden oldu;1. Yurtiçi altın fiyatları ile global altın fiyatları arasında sürekli bir ayrışmaya neden oldu ve genellikle Türkiye’de altın fiyatları global fiyatların üstüne çıktı2. Altın fiyatlarındaki artış geleneksel altın yatırımcısı açısından altında prim anlamına gelmektedir ve bu sonuç talebi tetikledi …
Tecrübe Paylaşımları kapsamında iç sistemler arasında ilk sırada yer alan iç denetim tasarımı faaliyetlerini konuşacağız.
Geçmişte üretim sektörü, inşaat sektörü, hizmet sektörü, e-ticaret ve bilgi teknolojileri dahil olmak üzere pek çok kuruluşta iç sistemler yapılanması kapsamında iç denetim departmanı oluşturduk, iç denetim ekibi üyelerinin ve iç denetim yönetim ekiplerinin istihdamını yönettik, departman bazlı denetim rehberlerini oluşturduk ve model denetimleri gerçekleştirip denetim raporlarını üst yönetime şirket denetim departmanı ile sunduk.

