
Mayıs ortasında yönetim kurulu toplantısına girerken cebinizdeki notlar ne diyor?
Giriş
Nisan’da ateşkes açıklanmıştı. Petrol 103’ten 92’ye inmişti, CDS 270’ten 239’a gerilemişti. İslamabad’da müzakereler başlamıştı. Bu sayıda soruyu hafif değiştiriyorum: ateşkesin getirdiği ferahlamayı fırsata dönüştürebildik mi?
Mayıs ortasındayız. İlk çeyrek bilançoları yayınlandı. Enflasyon beklentileri kötüleşiyor ve bu yol %50’ye gidebilir. Tedarik zincirleri hâlâ kırılgan. Kurumsal yönetim endeksi güncellendi.
Finansman maliyetleri düşük değildi ve daha da yükselebilir. Şirketler hem küçülmeyi hem de karlılığı planlamalı.
Dört başlık. Hepsi mayıstan. Hepsi YK masasına taşınmayı bekliyor.
İran Savaşı Sürerken Öncü Göstergeleri İzliyor muyuz?
8 Mayıs’ta İslamabad’daki ABD-İran görüşmeleri ateşkesi altı ay daha uzattı. Piyasalar rahatladı. Ama dikkat edin: ateşkes, barış değildir. Savaş durmadı — sadece askıya alındı.
Ve askıya alınsa bile, savaşın ekonomik tahribatı sürüyor. Ortadoğu üzerinden gemi sevkiyatları durdu. Süveyş Kanalı trafiği %80 düştü. Navlun maliyetleri Uzakdoğu-Avrupa hattında iki katına çıktı. Deniz taşıma sigortası primleri %300 arttı. Bazı sigorta şirketleri İran karasularına girmeyi reddediyor.
Bunlar sadece makro veriler değil — şirketinizin tedarik zincirini doğrudan etkileyen gerçekler. Çin’den ithal ettiğiniz hammadde navlun fiyatı yüzde yüz arttıysa bunu bilançoya nasıl yansıttınız? Avrupa’ya ihracat yapıyorsanız, sigorta maliyetlerindeki artış kar marjınızı eritiyor mu?
Risk yönetiminin temel kuralı şudur: bir aydan uzun süren kriz, kalıcı hasara dönüşür. İran savaşı üç ayını doldurdu. Ateşkes varsa bile, tedarik zinciri kırılganlığı artık yapısal bir risk. Şirketiniz bu riski öncü göstergelerle takip ediyor mu? Navlun endeksleri, sigorta primlerindeki haftalık değişim, alternatif rota maliyetleri — bunları kim izliyor?
Daha da kritik soru: yeni pazarlar devreye alındı mı? Süveyş Kanalı kapandıysa Güney Afrika rotası hesaplandı mı? Uzakdoğu tedarikçisi riskli hale geldiyse Doğu Avrupa, Türkiye, Meksika alternatifi değerlendirildi mi?
YK’ya taşıyın: Savaş sürerken tedarik zinciri risklerini öncü göstergelerle takip ediyor muyuz? Geç kalmadan yeni pazarlara geçiş planımız var mı?
Q1 Bilançoları Yayınlandı — Şirketiniz Rakiplerinin Neresinde?
Nisan sonunda ve Mayıs başında halka açık şirketlerin Q1 2026 mali tabloları yayınlandı. Bu sadece bir raporlama yükümlülüğü değil — sektörünüzün ilk çeyrek nabzını gösteren en net veri.
Satış büyümesi, FAVÖK marjı, nakit akışı, borç pozisyonu — rakiplerinizle kıyasladınız mı? Sektör ortalaması nerede, sizin şirketiniz nerede? Halka açık değilseniz bile, aynı sektörden halka açık şirketlerin rakamları sizin şirketiniz için bir ölçüm çerçevesi sunuyor.
Ama asıl kritik soru şu: Q1 performansı, yıl başında belirlediğiniz hedeflere göre nerede duruyor? İlk çeyrekte geriden geldiyseniz, ikinci çeyrekte telafi planı var mı? Öndeyseniz, bu momentum sürdürülebilir mi?
YK’ya taşıyın: Q1 sonuçlarını sektörel karşılaştırmalı analiz ettik mi? Sapmaların nedeni belirlendi mi?
Enflasyon Kalıcılaşıyor — %35 İyimser. Enflasyon %50’yi görebilir.
Ateşkes ilan edildi ama enflasyon düşmedi. Türkiye’de yıllık enflasyon hâlâ %35 bandında. Piyasa bunu ‘kontrol altında’ görüyor. Ama bu rakam sürdürülebilir değil.
GRC Management Risk Bülteninde yazmıştık: Enflasyon %35’te sabitlenmeyecek. İran savaşı sonrası enerji ve tedarik maliyetleri kalıcı hale geldi. %50’ye kadar yolu var.
Küresel tabloya bakınca tablo daha da kötüleşiyor. Avrupa ve İngiltere merkez bankaları faiz indirimi planlarını askıya aldı — bazıları yeniden artırım sinyali veriyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Mayıs toplantısında faizleri sabit tuttu ve enflasyon riskine dikkat çekti. Bank of England (BoE) benzer sinyaller veriyor.
Küresel talep daralıyor. İhracat pazarlarınız küçülüyorsa, iç piyasada rekabet daha da sertleşiyorsa, enflasyon %50’ye çıkarsa maliyet yapınız buna dayanır mı?
Şirketinizin 2026 ikinci yarı planlaması hangi enflasyon senaryosuna göre yapıldı? %35 mi yoksa %45-50 mi? Fiyatlandırma stratejisi güncel mi? Maliyet artışlarını müşteriye yansıtma kabiliyeti var mı yoksa kar marjı erime riski mi taşıyor?
YK’ya taşıyın: %50 enflasyon senaryosunda şirketin maliyet yapısı ve fiyatlandırma stratejisi sürdürülebilir mi?
Tedarik Zinciri Çeşitlendirmesi — Tek Kaynağa Bağımlılık Risk mi?
İran savaşının görünmeyen cephesi tarım ve kimya sektöründe. İran, dünyanın en büyük azot gübresi üreticilerinden biri. Savaş başladığından beri küresel azot gübresi fiyatları %45 arttı. Üre fiyatları rekor seviyelerde.
Türkiye’de tarım girdisi ithalatının %18’i İran kaynaklı azot ve fosfat gübreleri. Savaş sürerken bu kaynağa erişim kesintiye uğradı. Alternatif tedarikçilerden alım yapılıyor ama fiyatlar %30-40 daha yüksek.
Bu sadece tarım şirketlerini ilgilendirmiyor. Gıda üreticileri, perakende zincirleri, kimya sanayii — hepsi bu dalga etkisinin içinde. Hammadde maliyeti arttıysa, ürün fiyatını yükseltiyor musunuz yoksa kar marjınızdan fedakarlık mı ediyorsunuz?
Tedarik zinciri çeşitlendirmesi artık bir lüks değil, zorunluluk. Ama dikkat: çeşitlendirme bedava gelmiyor. Yeni tedarikçi ilişkileri kurmak zaman alıyor. Kalite testleri yapılması gerekiyor. Lojistik maliyetleri farklı. Ödeme koşulları daha sıkı olabilir.
Asıl soru: şirketiniz bu geçişe hazır mı? Tek bir ülkeye, tek bir tedarikçiye bağımlılık var mı? Alternatif kaynak haritası çıkarıldı mı? Tedarik zinciri esnekliği için maliyet artışını kaldırabilecek finansal bütçe ayrıldı mı?
YK’ya taşıyın: Tedarik zinciri çeşitlenir ama maliyetleri de can yakar — hazırlıklı mıyız?
GRC Risk Barometresi — Mayıs Ortası Anlık Okuma
Nisan yazısında ateşkesin risk skorunu geçici olarak düzelttiğini söylemiştim. Mayıs ortasında durum netleşti: ateşkes uzadı, ama kalıcı anlaşma yok. Risk kaybolmadı — sadece altı ay ertelendi. Ve en kötüsü: enflasyon kalıcılaşıyor.
Anlık Pozisyon (15 Mayıs 2026):
🛢️ Enerji & Emtia Brent 92 dolar — ateşkes uzadı ama yapısal maliyet artışı kalıcı
📊 Türkiye CDS 230 baz puan — ateşkes öncesi 210 seviyesine yaklaştı ama henüz ulaşmadı
📈 BIST 100 13.700 seviyesi — yabancı alımları olumlu ama Q1 bilançoları karışık sinyal verdi
🔥 Enflasyon Türkiye %35 — GRC Risk Bülteni uyarısı: %50’ye kadar yolu var
🏦 Küresel MB’ler ECB ve BoE faiz indirimi erteledi, bazıları artırım sinyali veriyor
🌍 Küresel Talep Avrupa ve İngiltere daralıyor — ihracat pazarları küçülüyor
🏭 İSO PMI Nisan 48,2 — hâlâ 50 eşiğinin altında, imalat daralması devam ediyor
🚢 Navlun & Sigorta Uzakdoğu-Avrupa navlun maliyeti 2x, deniz sigortası primleri %300 arttı
🌾 Gübre & Azot İran kaynaklı tedarik kesintisi, küresel azot fiyatları %45 yükseldi
⚠️ Fitch Uyarısı Bankalara stres testi uyarısı — finansal kırılganlık artıyor
Mayıs ortası barometresinin tek cümlelik özeti: Enflasyon kalıcılaşıyor. Şirketler küçülmeye hazırlıklı mı?
Sonuç — Küçülme Zamanı mı, Büyüme Zamanı mı?
Mayıs, birçok şirket için ilk çeyreğin hesabını verme ayı. Bilançolar yayınlandı, genel kurullar yapıldı. Ama bunların hepsi geriye bakıyor.
Bağımsız üyenin işi ileriye bakmak. Ve ileride gördüğüm tablo şu: ateşkes uzadı ama savaş bitmedi. Enflasyon %35’te durmuyor — %50’ye giden yolda. Küresel talep daralıyor. Tedarik zincirleri kırılgan. Fitch bankalara stres testi yapıyor.
Bu çağrıyı YK masasına kim taşıyacak? Maliyet yapısını gözden geçirme, verimsiz operasyonları kapatma, nakit akışını koruma — bunların hepsi ‘büyüme stratejisi’ değil, ‘hayatta kalma stratejisi.’
Beş başlık saydım. Hepsi mayıstan. Hepsi YK masasına taşınabilir.
Ama bunları masaya taşıyacak olan siz değilseniz, kim?
Bağımsız üyelik bir unvan meselesi değil — ama bunu hatırlatmak da artık görevin bir parçası.
#YönetimKurulu #BağımsızÜye #KurumsalYönetim #RiskYönetimi #GRC #BoardGovernance #Sanayi #ETicaret #HizmetSektörü #GRCRiskBarometresi #Enflasyon
GRC Management Risk Bülteni
Bir yanıt yazın