Bir savaşın gıda fiyatlarına etkisini düşündüğümüzde akla önce petrol geliyor. Oysa Hürmüz çevresindeki gerilim açısından gıda sektörü için daha kritik bir başlık var: gübre.
İhracat rakamları yükseldiğinde genellikle aynı sonuca varıyoruz: rekabet gücümüz arttı. Oysa dış ticarette rakamın büyümesi ile yapısal rekabetçiliğin güçlenmesi aynı şey değil.
Üç şikâyetin aynı anda doğru olması ilk bakışta imkânsız görünüyor. Oysa tam da bu durum, Türkiye’nin gıda politikasındaki temel tasarım hatasını gösteriyor: fiyatı yönetmeye çalışıyoruz, zinciri değil.
Gıda fiyatları 5 yılda %720 arttı: sorun market rafında mı, tarlada mı?
Türkiye’de gıda enflasyonu tartışması çoğu zaman market rafında başlıyor ve orada bitiyor. Oysa raftaki etiket, tohumdan gübreye, enerjiden kura, lojistikten üretim planlamasına uzanan çok daha uzun bir hikâyenin son halkası.